Bir Dizi Dizi: Goliath

Goliath; Eski Ahit, Yeni Ahit ve Kur’ân-ı Kerim’de bahsi geçen, peygamber Davud ile yaptığı savaşı kaybeden devasa varlığın adı. Ve aynı zamanda Amazon stüdyoları tarafından sunulan başarılı bir drama dizisi. Ben size diziden söz edeceğim.

Goliath, yayınlandığı dönemde dünya genelinde dikkatleri üzerine çeken başarılı bir drama. Kısaca karakterlerden ve öyküden söz etmek gerekirse; Billy McBride başarılı ve saygın bir savunma avukatı. Bir davada müvekkilinin idamına engel olamayınca, kendini suçlu olarak kabul edip sahibi olduğu hukuk şirketinden ve ayrıca eşinden ayrılarak, alkolik bir adam olarak, yalnız yaşamaya başlamış. Bu süreçte kendisi gibi başarılı ve saygın bir avukat olan Donald Cooperman ile de yollarını ayırıyor. Kendisi gibi avukat olan eski eşi Michelle McBride, halen Cooperman ile çalışıyor ve kızı Denise ise annesi ile yaşıyor.

McBride sadece Ocean Lodge Hotel’de yaşayıp hemen karşıdaki Chez Jay’de içen, bir sokak köpeği ile dostluk kuran ve ’66 model Mustang’i olan bir adam değil. O Cooperman gibi bir hukuk imparatorunun ve benzer şekilde hukuku lehine yöneten ve yönlendiren tüm kompradorlara karşı çıkan bir avukat. Fakat bu tip yapımlarda göre-göre alıştığımız, Don Kişot davranışlarına bu dizide rastlamıyorsunuz. Çünkü McBride, sadece bir avukat. Cinayet işleyen, büyük güçlerle çalışan öyle gizemli ve çizgi romanvari bir adam değil. O, hepimizin olabileceği türde basit bir adam. Hatta akciğer rahatsızlığından dolayı solunum yetmezliği çeken bir adam. Zorunlu olmadıkça yemek bile yemeyen bir adam o. Müvekkillerine yahut etrafındaki insanlara bir şey vaat etmiyor. Sadece mesleğini gerçekten çok iyi yapıyor. Yasaları tüm ayrıntılarıyla en iyi şekilde öğrenip, uzun yıllar edindiği tecrübesiyle gerçekten ünü eyaletini aşmış bir avukat.

David Cooperman ise dizide gizemini koruyan büyük patron. Güneş ışığından ve aydınlıktan çekinen, karanlıkta kalmaktan yana olan büyük erk sahibi. Cooperman, tahmin edildiği üzere McBride’ın karakterinin zıddında bir karakter. Hukuk imparatorluğunun başında olan bir adam olarak, onun şirketine bağlı olarak çalışan tüm avukatlar girdiği her davadan başarıyla çıkacaklarına emin olan kişilerden mürekkep. Kendisini ikinci sezonda göremedik, izleyenler için tek sezonluk bir karakter olarak kaldı.

Dizinin ilk sezonu, açık bir şekilde Golyat (ya da Câlut) ile Davud’un hikâyesiydi resmen. İki büyük savaşçının stratejik hamlelerinden oluşan efsanevi bir savaş! Fakat izleyicilerin beğenisi üzerine gelen ikinci sezon, ilk sezondan daha farklı işledi ve daha farklı bir şekilde sona erdi.

İkinci sezonda Meksikalı belediye başkan adayı Marisol Silva ve onun karanlık geçmişine, bazı karanlık adamlara ve Silva’nın McBride ile olan ilişkisine şahit olduk diyebilirim. Cooperman ve şirketine ikinci sezonda rastlamadık bile.

Goliath’ı kaliteli bir yapım kılan etkenlerden bahsetmemi isteseler, her şeyden evvel McBride rolü ile 74. Altın Küre Ödülleri’nde en iyi erkek oyuncu ödülüne de layık görülen Oscar ödüllü oyuncu Billy Bob Thornton’ı öne sürerdim. Fargo dizisinden de aşina olduğumuz Thornton, kesinlikle oyunculuk dersi veriyor. Sling Blade, A Simple Plan ve The Man Who Wasn’t There gibi yapımlarda da ne kadar bukalemans bir oyuncu olduğuna şahit olduğumuz Thornton’ı izlemek bile kesinlikle kafi. Tabi ki Cooperman rolüyle karşımıza çıkan Oscar ödüllü oyuncu William Hurt’ı da unutmamak gerekir. Rolünün gerçekliğini hissettiren bu mükemmel adamı, kötü adam rolünde dahi seviyoruz!

McBride’ın eşi Michelle’i Maria Bello, kızı Denise’i Diana Hopper canlandırıyor. Fakat onlardan daha çok gördüğümüz iki karakter var ki, onlar da kesinlikle çok seveceğiniz ve çabucak ısınabileceğiniz karakterler. İlki Tania Raymonde tarafından canlandırılan Brittany Gold. Brittany, McBride için ara-sıra çalışan, iz süren, şantaj malzemesi toplayan bir fahişe. Nina Arianda tarafından canlandırılan Patty Solis-Papagian ise bir emlakçı, avukat ve joker. Ayrıca McBride’a da davalarında yardım ediyor. Etrafı güzel kadınlarla çevrili olan McBride, yine de tek başınalığın yolcusu.

Goliath’ı kaliteli kılan şeyler sadece oyuncular ve oyunculuklar değil. Dizinin kesinlikle çok güzel müzikleri var. Ayrıca olay örgüsü ve gerçekçiliği izleyiciyi içine çekiyor. Böyle şeyler filmlerde olur diyeceğiniz bir şeye bu yapımda kolay-kolay rastlamazsınız. Ve ayrıca ikinci sezonda gördüğümüz çizgi-roman tarzı anlatım, dizinin bir bölümüne oldukça renk katıyor. Tabi ikinci sezon, ilk sezona kıyasla daha farklı bir içerik barındırıyor demiştim. Fakat bu kesinlikle bir olumsuzluk katıyor manasında değildi. İkinci sezonda daha rahatsız edici sahneler göreceğinize dair sizi temin ederim, ayrıca daha çok gerileceksiniz.

21.579 kullanıcı oyu ile 8.3 IMDb puanına sahip olan bu yapımın üçüncü sezonunun gelip gelmeyeceği ile ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Fakat iki sezonu da 8’er bölümden oluşan bu diziyi dram ve gerilim türünü sevenlere ve hukuk sistemleri ile ilgili yapımları sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. Benim de naçizane 10 üzerinden 9 verdiğim bu yapıma vakit ayırmanız dileğiyle..

Altay Kenger

Altay Kenger hakkında 53 makale
Caer De Disgracia | In Ungnade fallen

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*