Röportaj: Kaleida

Röportaj: Altay Kenger
Çeviri: Altar Parssoy

Keanu Reeves’ın başrolünde olduğu John Wick serisinin ilk filmindeki meşhur havuz sahnesinden itibaren duyduğumuz İngiliz grup Kaleida adına grup üyesi Christina Wood ile geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz röportaj, sizlerle!

Merhaba, öncelikle bizi kırmadığınız için teşekkür ediyoruz. Nasıl gidiyor, neler yapıyorsunuz?
Hey! İyiyiz. Ben bir süredir Florida’dayım Cicely İşe İngiltere’de, yeni doğan bebeği ile vakit geçiriyor.

Maalesef, Türkiye’de pek bilinmiyorsunuz. Bu da sizinle röportaj yapma nedenlerimden biri aslında. Sizi henüz tanımayanlar için bize biraz Kaleida’dan bahseder misiniz?
Kaleida yaklaşık 5 yıl önce başladı. Öğrenmemiz zaman aldı. Eminim Cicely de bana katılacaktır, müzik endüstrisi, albüm yapma serüveni ve kendimiz hakkında pek çok şey öğrendik. Kendi müziğimize ve iş yapma şeklimize sadık kalmaya gayret ettik. O yüzden su ana değin her şeyi kendi aramızda tutmaya karar verdik, dışarıdan yapımcılarla vs. anlaşmadık. Bununla büyümek ve müziğin organik olarak yayılmasını izlemek harikaydı.

Ülkemizdeki birçok insan sizi John Wick filmi aracılığıyla tanıdı. Size John Wick’i ve bu hikayeyi sormak istiyorum. Bize biraz anlatabilir misin?
Posnan’da Transatlantik festivalinde çalıyorduk. Tam başladığımız sırada John Wick’in film editörü harika İzlandalı bir kadın bizim sahnemizi gördü ve şarkıyı filmde kullanıp kullanamayacağını sordu. O zaman bunun Kaleida için ne kadar önemli olacağını anlamamıştık. Maalesef ki ikimiz de şiddet filmlerine düşkün değiliz ama müziğimizin Keanu aracılığı ile dinleyenlere ulaşmasından memnunuz.

Müziğe nasıl başladınız? Nelerden ilham aldınız?
Müziğe küçüklüğümden beri takıntılıyım ama bu konuda hiç eğitim almadım ve Cicely Ile tanışıp Ableton üzerine temelleri öğrenene değin müzik yapımı imkanım da olmadı. Yıllarca kilise korosundaydım içime işlemiş olmalı. Cicely klasik piyanist ve film müziği yapımı üzerine eğitim aldı. Tape loopingin öncülerinden bir vaftiz babası vardı ve bu şekilde elektronik müziğe yönelim imkanı oldu. Ayrıca house müziği de çok sevdi.

Şarkı sözü yazmanız ne kadar sürüyor? Şarkıları kim yazıyor?
Kimi zaman çabuk kimi zaman hızlı. Bazen birlikte bazen yalnız.

Şarkılarınızın kendine özgü bir öyküsü var mı? Varsa bahseder misiniz?
Çoğunun duygusal bir hikayesi var diyebilirim. Ya da gelişimine dair aramızda bir hikayesi vardır. Hikaye anlatan şarkılar yazmak harika olurdu ama henüz oraya gelmedik.

Kaleida albümleri ya da şarkıları arasında hangisi favoriniz?
Detune, Convolution, Power gibi bazıları..

Size göre, bu yılın en iyi 10 albümü hangileri?
Bu yılın en iyi 10 değil ama en iyi 8 albümü bence:

Aldous Harding – Party
Nas – Nasir
Arca – Arca
Soccer Mommy – Clean
Duval Timothy – Sen Am
Young fathers – Cocoa sugar
Julie Byrne – Not even happiness
Jlin – Black Origami

Müzik dışında nelerle ilgileniyorsunuz?
Bitkisel şifa şu an ilgilendiğim konu, bitkilerle ve yağlarla ve beslenme ile yapılacak o kadar çok şey var ki… Sonsuz sayılır. Ayrıca bilge kadın şifacı ağı ile konuşmak da oldukça keyifli.

Bize sevdiğiniz dergilerden, kitaplardan, albümlerden ve filmlerden bahsedin. Evet, bu klasik kültürel soru.. Bunu sormamız gerekiyordu, hoş olmasa da.
Eveeet, kültür sorusu. Biz de bunu bekliyorduk. Bu sıkıcı kısım demirbaş sayılır. Şu an iki kitap okuyorum. Biri Silvia Federici’nin Caliban and the Witch’i. Kapitalizmin paralel gelişimi ve kadın işgücü etrafında gelişen sessiz ekonomiye ve bu ekonominin ev ortamına hapsedilip ezilmesini anlatıyor. Harika bir kitap, özelikle de ortaçağ tarihi konusunda. Kapitalizm öncesi hayat konusunda inanılmaz detaylar veriyor.

Türkiye hakkında ne biliyorsun? Ülkemizden çıkan herhangi bir grubu dinliyor musun? Bir de, Türkiye’de konser verebilme şansınız var mı?
Bir gün umuyoruz ki gelebiliriz. Londra’da çok fazla Türk arkadaşımız var ve harika insanlar. Bir arkadaşım Türkçe psychedelic rock üzerine bir karışık kaset vermişti ve bir süre aralıksız dinlemiştim. Şimdi grupları hatırlamıyorum tabi! Epey zaman önceydi. Çok iyi müzik…

Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Son olarak, Prova Mag okurlarına ve Türkiye’deki hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?
Müziğimizi dinlediğiniz için ve yolladığınız harika mesajlar için teşekkür ederiz. Bizi onlar ayakta tutuyor.

Altay Kenger hakkında 59 makale
Caer De Disgracia | In Ungnade fallen

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*